Yaşlı adamı paranın yerini söylemediği için öldürmüşler

Durum, 16 Nisan 2021 tarihinde Kartepe ilçesinde meydana geldi. Yalnız yaşamış Halil İbrahim Topal, eve gelen oğlu Ş.T. tarafından ölü bulundu. Polis, Topal’ın ölümüyle ilgili alıştırma başlattı. Bu sırada Mehmet Bel, 19 Nisan günü polise gitgide artarak korsan taksicilik yaptığını ve 15 Nisan günü olayın olduğu bölgeye herif götürdüğünü, olayı haberlerden öğrendikten daha sonra yurttaşlık görevi gereği beyanda bulunmak istediğini söyledi. Bel, değişkenlik üstüne gözaltına alındı. Ekipler, 22 Nisan günü Ahmet Münir Terçin, Burak Yavuz, İsa Altuntaş, Özgür Murtaz ve Nurettin Sever’i gözaltına aldı. İstanbul Beykoz’daki evine operasyon düzenlenen Nuh Aklanoğlu ise kaçtı. Aklanoğlu’nun evinde yapılan aramada, olayda kullanıldığı düşünülen bir tabanca ile susturucu ele geçirildi. Gözaltına alınarak adliyeye sevk edilen Mehmet Bel, Ahmet Münir Terçin, Burak Yavuz, İsa Altuntaş, Hür Murtaz ve Nurettin Sever tutuklandı.

Hazırlanan iddianamede, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenen tutsak 6 şüphelinin, işçi emeklisi Topal’ın evinde olduğunu düşündükleri 1 milyon TL’yi çalmak nedeniyle plan yaptıkları, paranın yerini söyletmek için darbettikleri, silahla vurup, 1000 lirayı çaldıkları belirtildi.

Olayla ilgili Kocaeli 5. Ağır Cinayet Mahkemesi’nde bugün görülen davada, esir sanıklar ilk önce başat karşısına çıktı. Tutuklu sanık Hür Murtaz ve tarafların avukatları salonda hazır bulunurken, diğer 5 tutuklu sanık duruşmaya SEGBİS üzerinden katıldı. Olayla bağlantısı olan ‘Dayı’ lakaplı Nuh Aklanoğlu’nun ise arandığı belirtildi.

‘PARAYI AŞIRMAK İÇİN PLAN YAPTIK’

Savunmasında babasının rahatsız olduğunu ve böylece hırsızlık planına dahil olduğunu gösteren Bağımsızlık Murtaz, “Ben hırsızlık olayına babamın hastalığı nedeniyle giriştim. Ben bir dönem cezaevinde kaldım ve olayda beraber olduğumuz Nuh Aklanoğlu ile orada tanıştım. Nuh bana Halil İbrahim Topal’ın arsasını sattığını ve evdeki kasasında 2 milyon lira sakladığını söyledi. Parayı çalmak nedeniyle plan yaptık, evde kimsenin olmayacağını ve parayı alınca eşit bir şekilde bölüşeceğimizi söyledi” dedi.

‘EVDE KİMSENİN OLMAYACAĞINI DÜŞÜNÜYORDUK’

Özgürlük Murtaz korsan bir taksi tutarak İstanbul’dan geldiklerini söyleyerek, ifadesine şöyle devam etti:

“Nurettin Sever’in evinin bahçesinde dere içerken, Nurettin annesinin hasta olduğunu ve bu nedenle bizimle parayı çalacağımız eve gelmeyeceğini söyledi. Kendi gelemeyeceği için de yeğeni Burak Yavuz’u evi göstermesi için bizimle göndereceğini söyledi. ‘Parayı çaldıktan sonradan Burak’ın payını kim verecek?’ diye sorunca, Nurettin kendi payından vereceğini söyledi. İsa, Nuh, taksi şoförü Mehmet, evi bildiren Burak ve ben parayı çalacağımız eve gittik. Vardığımızda Nuh ve ben arabadan indik diğerleri arabada kaldı. sonradan evin arkasında yer alan balkondan eve girdik. Evde kimsenin olmayacağını düşünüyorduk ama Halil İbrahim Topal’ın evde olduğu görür görmez elini, ayaklarını ve ağzını beraberimizde getirdiğimiz koli bandıyla bantladık.”

‘KANLI KIYAFETLERİMİZİ TAHVIL EVİNDE YAKTIK’

Nuh Aklanoğlu’nun, Halil İbrahim Topal’ı yaraladıktan sonradan kendisinin yaraya pansuman yaptığını belirten Özgürlük Murtaz, “Nuh odaya gidip paraları aradı, bulamayınca Halil İbrahim Topal’ın başına susturucu taktığı tabancayı dayadı. Halil İbrahim Topal, Nuh’a dönerek, ‘Ölsem bile size paraların yerini söylemem’ dedi. Ben odaya gidip paraları aramaya başladığım vakit tabancanın sesini duydum, odaya geldiğimde yaşlı adamın ayaklarından yaralandığını gördüm. Ben yarasına tampon yaptım, parayı bulamayınca Halil İbrahim Topal’ın bantladığımız elini ayağını ve ağzını açıp evden kaçtık. Bantları açmamın sebebi ise Halil İbrahim Topal’ın ambulansı aramasıydı. Biz evden çıktığımız süre adam yaşıyordu. Bizi kapıda bekleyen taksiye binerek bono evine gittik. Orada kanlı kıyafetlerimizi yaktık ve yeni kıyafet tedarik ettikten sonradan İstanbul’a geri döndük” dedi.

‘NEDEN GİTTİĞİMİZİ BİLMİYORUM’

İfadesinde olayla bir ilgisi olmadığını belirten Nurettin Sever, “Halil İbrahim Topal’ın evine neden gitmek istediklerini sorduğumda birincil ilk olarak nedenini söylemediler lakin sonrasında iffet davası olduğunu ağzından kaçırdılar. Benim olayla ilgili bir ilişkim yok” diye konuştu.

‘OLAYI ÖĞRENİR ÖĞRENMEZ POLİSE GİTTİM’

İstanbul’da korsan taksicilik yaptığını söyleyen Mehmet Bel, “Arsa alım satımı yapacaklarını söyledikleri için onları Kocaeli’ne getirdim. Benim hırsızlık olayıyla bir ilgim ve bilgim yok. Olayı internetten öğrendim. Öğrenir öğrenmez de polisi arayarak ihbarda bulundum” dedi.

Cinayetle bir ilgisi olmadığını ve müşterisine saksı yollamak için Nuh Aklanoğlu ile temasa geçtiğini iddia eden Ahmet Münir Terçin ise “Benim olayla bir ilgim yok. Benim tek alakam müşterilerime sanıklar aracılığı ile saksı göndermem. Nuh beni arayarak Kocaeli’ne geleceklerini söyledi. Bende müşterimin olduğu yere gidecekleri için saksıları götürmeleri için rica ettim. Cinayetten haberim yok” diye konuştu.

İfadelerin alınmasının peşinde mahkeme heyeti, esir yargılanan Ahmet Münir Terçin’in yurt dışı çıkış yasağı şartıyla hür bırakılmasına, öteki sanıkların ise tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Mahkeme 26 Nisan tarihine ertelendi.

 

Yorum yapın