Yargıtay Başkanı Akarca: Ceza dosyalarında birikmiş iş yükü, yarı oranında azaldı

Yargıtay Başkanı Akarca: Ceza dosyalarında birikmiş iş yükü, yarı oranında azaldı

Yargıtay Başkanlığı’nda düzenlenen 2021 yılı değerleme toplantısında Yargıtay Başkanı Mehmet Akarca, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin, Suç Oluşturan Genel Kurulu Başkanı Eyüp Yeşil katıldı. Toplantının başlangıç konuşmasına yapan Akarca, Yargıtay’daki daire sayısının 46’dan 24’e düştüğünü söyleyerek, “Bu, daire başkanı sayısının da yaklaşık yarı oranında azalmasına yol açmıştır. Keza, üye sayısının 200’e düşürülmesine ilişkin süreç de işlemektedir. Şu lahza için üye sayısı 367’ye düşürülmüştür. Benzer kişinin pat diye fazla kurulda tahsis alamaması sebebiyle Yargıtay 1’inci Başkanlık Kurulundaki toplam aza sayısının 13’ten 9’a indirilmesine ve Yüksek Disiplin Kurulu’ndaki üye sayısının da 17’den 13’e düşürülmesine gereksinim bulunmaktadır. Her Yerde yapılandırma ve reform çabalarımızın önümüzdeki sene etkilerinin daha fazla hissedileceğine ve halkın vicdanında yargı ettiği yeri alacağına inanıyorum” dedi.

‘TASARRUF ETTİĞİMİZ ZAMANI ADLİ KALİTEYE AYIRACAĞIZ’

Mehmet Akarca, canice dairelerinin ortalama görülme süresinin 2020’de 424 gün iken 2021’de 341 güne, hukuk daireleri bakımından 2020’de 459 gün olan bu sürenin, 2021’de 164 güne düştüğünü söyledi. Akarca, “Bu süreler, ortalama olup dairelere veya dosyaların niteliğine tarafından farklılık gösterebilir. 2020 yılının sonunda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nda devreden dosya sayısı 203 bin 632 iken, 2021 yılı sonunda 97 bin 8 olmuştur. Cinayet dosyalarında birikmiş meslek yükü yarı oranında azalmıştır. 2021 yılında hukuk daireleri kadar 148 bin 990, suç oluşturan daireleri kadar 213 bin 442 olmak üzere toplamda 362 bin 432 karar verilmiştir. Bir yanlamasına üye ve muayene hakimi sayısı aşamalı olarak azalırken, arşivdeki dosya sayımız da azalmaktadır. Örneklerini verdiğim istatistikler her geçen gün Yargıtay’ın iş yükünü daha iyi yönetebildiğini göstermektedir. Dosya sayısını azaltarak tasarruf ettiğimiz zamanı, adli kalitenin yükseltilmesine ayıracağız. Bu şekilde adalet hizmetinin etkinliğini ve kalitesini artırarak, halkımızın yargıya duyduğu güveni daha üstteki seviyelere getireceğiz” diye konuştu. 

‘AZALAN İŞ YÜKÜ BİZE TARİHİ FIRSAT SUNMAKTA’

Sadece Yargıtay’ın yok, bütün adli yargının verimliliğini ve etkinliğini olumlu yönde etkileyecek araştırmalar yaptıklarını kaydeden Akarca, “Bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesi sonucunda Yargıtay’da eksilen iş yükü, adli kalitenin yükseltilmesi konusunda bize tarihi bir fırsat sunmaktadır. Bu bilinçle ve Yargıtay’ın öğretici rolüne uygun şekilde adli yargı sistemimizi daha iyi ayla getireceğiz. Her Tarafta yapılandırma ve reform çabalarımızın önümüzdeki yıl etkilerinin daha çok hissedileceğine ve halkın vicdanında yargı ettiği yeri alacağına inanıyorum” dedi. 

‘FETÖ, HUKUKU SİLAH GİBİ KULLANDI’

Konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Başkan Akarca, soru üzerine Türkiye’deki yargı algısına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Akarca, “Yargıtay’ın sorunları defalarca olmuştur. En büyük sorun nitelikli hakim, savcı, avukat yetiştiremediğiniz müddetçe yasalarda hangi değişikliği yaparsanız yapın hangi konuda reform yaparsanız yapın bundan istediğimiz verimi elde edemiyoruz. En manâlı sebeplerinden bir parça başına de şüphesiz ki FETÖ’nün Türk yargısına verdiği hasar var. Yani insanların birbirine olan güven duygusunu zehirlediler. Hukuku bir silah gibi kullandılar. Dominant, savcı, HSYK üyesi, askeri hak üyesi, askeri yüksek idare mahkemesi üyesi sıfatıyla şekli olarak yaptıkları görevlerde işin içine birçok hukuksuzlukların bulunduğu ve aldıkları talimatlarla, hukuku silah gibi kullanarak örgütsel faaliyetlerde bulundukları soruşturmalardan ve yargılamalardan anlaşılmaktadır” diye konuştu. 

‘ATLAMALI TEMYİZ OLABİLİR’

Mehmet Akarca, kadına yönelik işlenen suçlarda yargılama sürecine ilişkin soru üzerine de “Kadın cinayeti konusunda Türkiye, Avrupa ortalamasının yarısının altında lakin yarı yalnızca Türkiye’de kadın cinayetleri işleniyormuş gibi bir idrak yaratılıyor. Keşke hiç olmasa. Bu oranı da biz çok artı görüyoruz. Bunu da kabul etmiyoruz. Yargılama süreçlerinde ceza davalarında öldürülme sebebi belliyse fazla kısa zamanda bitirdiğimiz davalar da var. 1’inci ya da 2’nci celsede karar aşamasına gelen davalar tümü. Bağlı bu kararların istinaf süreçleri oluyor. İstinafta bekliyor daha sonra Yargıtay süreci oluyor. Ola Ki ilerleyen süreçte iş yükümüzü azaltabilirsek bu nesil davaları istinafa götürmeden, atlamalı temyiz gibi ilk elden Yargıtay’a getirilmesini kanun koyucuya önerebiliriz” dedi.

‘YAPAY ZEKADAN GERİ KALAMAYIZ’

Yargıda suni zekanın kullanılmasına ilişkin soruyu cevaplayan Akarca, ”Suni zeka sistemine tasnif ettiğimiz kararları okutacağız. Modellemelerini öğreteceğiz. Yapay zekada buna uygun olarak kullanıcıların kişisel özelliklerine tarafından yük sırasına kadar tasnif edilecek. Emsal bir karar ise kamuoyuna sunulacak. Bu modeli geliştireceğimizi düşünüyoruz. aynı zamanda başat ve savcılarımızın yükü çok olan dosyalarda taranarak 200-300 sayfa yerine 10-20 sayfalık veri notlarıyla bunu özetleme imkanımız olacak. Bu teknolojiyi uygulamak zorundayız. Bu teknoloji dünyada kullanılırken, biz geri kalamayız. Sistem oturursa, ilgili vatandaş ya da avukat bu verilerle davayı kazanıp kazanamayacağını tespit edip buna tarafından şayet dava açacak. Bunu sürekli geliştirme düşüncesindeyiz. Alt ama sonuçta kararı verecek olan hakimler, bundan hepimizin istifade etmesi gerekiyor” diye konuştu. 

YARGITAY BAŞSAVCISI ŞAHİN: HDP İDDİANAMESİNE EKLEME YOK

HDP’nin kapatılması istemine ilişkin davayla ilgili soruyu cevaplayan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin ise “HDP iddianamesini yazdık, Tüzük Mahkemesi’ne sunduk. Bizim görevimiz iddianameyi kâğıda dökmek. Eksiklikler olduğu belirtildi. Biz iddianameyi her yerde düzenleyip baştan Tüzük Mahkemesi’ne sunduk. Yazılı savunmamızı 20 gün içinde yaptık. Acilen parti yazılmış savunmasını yapacak. Arkasından biz sözlü savunma için misafir etme edileceğiz. Işlem bu şeklide devam ediyor. Şu an Türkiye’de 123 tane faal parti var. HDP iddianamesine ekleme yok. Parti bulunduğu yerden ayrı bir yerde değil. Aynı söylemlerine eylemlerine devam ediyor” dedi. 

 

Yorum yapın