SON DAKİKA: Siyasette kar tartışmaları… Bahçeli: İstanbul’da balık baştan kokmuştur

Bahçeli’nin açıklamalarından satır başları şu şekilde;

Bir yandan ülkemizdeki gelişmeleri yakından takip ederken bir de da küresel olayları dikkatle okumak zorundayız. Doğru bir zamanda yanlış bir siyasetin tedarik çabası ise avunmadır. MHP’nin siyaseti doğrudur, sevdası doğrudur, hamdolsun duruşu dosdoğrudur. Doğudan batıya, kuzeyden güneye Türkiye’yi etkileyen sarsıcı olayların, sıcak gerilim hatlarının ele alınması bize kadar mecburiyettir. Rusya ile Ukrayna aralarında derinleşen kutuplaşmanın, olası bir savaş halinin Türkiye’ye nasıl etki edeceğini iyi ölçmek lazımdır. Beklentimiz Rusya ile Ukrayna aralarında aklıselimin şampiyon gelmesi, barışma ve sükunetin başat olmasıdır. Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne hürmet zaruridir. Bu ülkenin en ciddi talihsizliği zor blokları arasına sıkışıp kalmasıdır.

Ocak ayının ikinci haftasından itibaren hızlanan temaslar şu asıl kadar daimi bir iyileşmeye ulaşamamıştır. Ukrayna’nın az kalsın sömürge ülke muamelesi görmesi bir layık kaybıdır. ABD Başkanı Biden da aynı çizgidedir. PKK/YPG’ye verilen füzelerin aynısı Ukrayna’ya da gönderilmiştir. Rusya da Karadeniz ve Baltık Denizi’ndeki donanmasını güçlendirmiştir. Sınıra tıbbi takviye sistemi kurması her ihtimale hazırlanmış olduğuna işaret etmiştir. NATO’nun açık kapı siyaseti ismiyle Rusya sınırlarına genişleme stratejisi, istikrarsızlığın kronikleşmesine yaramaktadır.

Ukrayna, Biden ile Putin aralarında bir anlaşmanın sonucu olmamalıdır. Rusya ile Ukrayna arasındaki ilişkilerin normalleşmesi, 3. taraf bir ülke kadar sağlanabilecektir. Bu ülke kuşkusuz Türkiye’dir. Sayın Cumhurbaşkanımızın girişimleri, ülkemizin aracılık görevini tahkim etmektedir. MHP olarak bu sürecin gerisinde duruyor, Rusya ile Ukrayna arasındaki düğümün mutabakatla çözülmesini arzu ediyoruz. Türkiye sözü dinlenen, nazı çekilen, varlığına asalet edilen, saygıdeğer ve güçlü bir devlettir. Bu gerçekleri kabulde zorluk çekenler olabilir. Türkiye’nin kapasitesinden dolayı uykuları kaçanlar da olabilir. Oysa realite eşi olmayan bir gücün red edilemez direniş noktasıdır. Hakikat günün birinde bir mektup gibi inkarcıların eline ulaşacak, yüzlerini kızartacaktır.

SİYASETTE KAR TARTIŞMALARI

Bilinmelidir oysa tarihin muhakkak geleneği, coğrafyanın kuşkusuz gerçeği budur. Geçen hafta soğuk ve karlı hava hayatın akışını olumsuz etkilemiştir. Azalan barajlarımız, beyaz örtüyle birlikte önümüzdeki bahar aylarında hepimizin yüzünü güldürecektir. Meteoroloji uzmanları günlerce İstanbul ilk önce elde etmek üzere ülkemizin tamamında kar yağışı olacağını duyurmuşlardı. Sorun karın yağması değil, alınmayan önlemler ve ihmaller zinciridir. Önemli olan tedbirleri kar yağmadan almaktır.

Randevusunu saat gibi hatırında tutan İBB Başkanı, meteorolojinin uyarılarının bir türlü hatırlayamamıştır. ‘Kar bir anda bastırmış’ diyecek kadar savrulmuştur. İstanbul Balık her yerde, tuzlu da hepten kokmuştur. Gömleğin ilk düğmesi yanlış iliklenmiştir.

İstanbul, İstanbul olalı böylesi bir cefa görmemiştir. Liyakatsiz, liyakat bir siyaset tellallığının elinde İstanbul sersefil ayla düşmüştür. Trafik tıkanmış, yaşam durmuş, Belediye Başkanı balıkçıya gidiyor. Bunu yaparken de hiç vicdanı sızlamıyor. Perdesi yırtılmış, pusulası bozulmuştur. Normal şartlarda İstanbul gibi bir kentin belediye başkanının herkesle görüşmesi normaldir. Normal olmayan husus kışın tam ortasında görüşmeye ne maksatla ihtiyaç duyulduğudur. Görüşmeden Dışişleri Bakanlığı bilgilendirildi mi? Balık masasındaki konuşmalar zabıt altına alınmış mıdır?

Bu şahıs Türkiye muhalifleriyle can ciğer kuzu sarması haline gelmiştir. Belediye başkanı balıkçıda yerken, sözcüsü de İsviçre’de karla mücadele etmiştir. Yoğun kar yağışı aşağı kayak yapmak, tatil yapmaktan epeyce hırpalanmıştır. İşte CHP’nin özeti, başı sonu bundan ibarettir. Kar yağışını konuşmazlar, balıkçıyı konuşmazlar, yüzsüzce MOBESE’yi dillerine dolarlar. Balıkçı lokantasında ne aradığınızı, hangi gizli emellerin peşinden koştuğunuzu açıklayın. Mahcubiyet duyacağınız rahat ilişkileriniz yahut çıkın meydana milletin kafasındaki soru işaretlerini giderin. Açığı olanların MOBESE’den şikayet etmeleri alışılagelmiş. CHP zihniyetinin kavrama oyunları katiyen tutmayacak, kimse de bunlara itimat etmeyecektir. Bizim dileğimiz Büyükşehir Belediye Başkanı’nın görevinden affını istemesi ve İstanbul’un önünü bir an evvel açmasıdır.

Demokrasi işin özünde insana dayanan bir rejimdir. Demokratik sürecin kilit taşı insandır. Herkes ne düşünürse düşünsün, bir insanın başka türlü düşünmeye hakkı olacaktır. Demokrasiyi yalnızca çoğunluğun yönetimi olarak görmek akılcı sayılamayacaktır.

Yorum yapın