Son dakika haberi: Trabzon’da gençlik buluşması! Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan önemli açıklamalar

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamaları şöyle:

Ülkemizi 20 yılda nereden nereye getirdiğimizi, bugün bulunduğumuz yerin önemini göstermeye çalışıyoruz. 18 sene veya 10 yıl önce acaba Trabzon neredeydi, İstanbul, Türkiye neredeydi, nereye geldi? Biz görevi devraldığımızda Karadeniz Sahil Yolu diye bir şey yoktu. Biz Armelit Dağı’nı deldik, orada tünel açtık. O tünelleri geçiyorsun, tüm o yemyeşil dağları tünellerden geçerken de görüyorsun. Nereden geldiğimizi bilemezsek nerede durduğumuzu fark edemeyiz, nereye gideceğimizi de kestiremeyiz. Eski Türkiye’yi anlatmasak bile eski Türkiye zihniyetinin mensupları sık sık ortaya çıkıp kendini hatırlatıyor. Eserlerimize ve hizmetlerimize karşı sergiledikleri çirkin yaklaşımlarla bunu yapıyorlar.

“CUMHURBAŞKANLIĞI MAKAMI KORUMAK BENİM GÖREVİM”

Geçtiğimiz günlerde tam bir beşinci kol faaliyeti elemanı olarak çalışan gazeteci kılıklı biri çıktı, bize ve bizim şahsımızda milletimize ağır hakaretlerde bulundu. Belli Başlı manâlı olan bu hakaretin sergilendiği programı yöneten kişinin ve tek parti zihniyeti artığı kimi siyasetçilerin hala çıkıp açıklama özgürlüğü kılıfıyla yapılan alçaklığı savunmasıdır. Tayyip Erdoğan’ın kendisine yapılan hakaret benim için kayda değer yok ama bu kardeşiniz, ağabeyiniz bir makamı temsil ediyorum, cumhurbaşkanlığı makamı. Bu makamı korumak da görevimdir. Bu makama bırakın benim sahip çıkmamı, cumhur diye sözcük grubu ettiğimiz bu halk sahip çıkacaktır.

“ÜLKEMİZE HAYIRLI BİR HİZMETLERİ DEĞIL”

Biz bunları 1960’ta ülkenin seçilmiş başbakanını idam sehpasına gönderenleri alkışlamasından biliriz. 1970’li yıllarda sapkın ideolojileri uğruna gençlerimizi birbirine kırdırdığı dönemden biliriz. Biz bunları geçtiğimiz 20 yıl boyunca her konuda ülkenin ve milletin aleyhine saf tutuşlarından biliriz. Ne devletimize yaptıkları husumet bizi şaşırtıyor, ne milletimizin inancına, tarihine, kültürüne, değerlerine olan azgınca düşmanlıkları bizi şaşırtıyor. Dikkat ederseniz bunlar yalnızca demokrasi başlığı altındaki konular, üstelik yeniden yapılanma meselesi var oysa bunların o hususta ülkemize ve milletimize en küçük bir şanslı hizmetleri, daimi eserleri, yatırımları zaten yok. Eğitimden sağlığa, güvenlikten adalete, ulaşımdan enerjiye, hangi alana bakarsanız bakın, gördüğünüz anında her eser ve hizmetin aşağıda bizim imzamız vardır.

Hüseyin Avni Aker Stadı vardı, her tarafı dökülüyordu. Biz geldik, Şenol Güneş Spor Kompleksi’ni kurduk ve 42 bin karakter stadyumu Trabzon’a kazandırdık. Buradaki üniversite oyunlarıyla ilgili tüm tesisleri süratle yaptık, bitirdik ve üniversite oyunlarına Trabzon’u hazırladık.

KYK YURTLARINDA İNTERNET KOTALARI ARTTIRILIYOR

Gençlerle Trabzonspor ve futbol üstüne de sohbet eden Erdoğan, şehre kazandırılan spor tesislerini anlattı.

Buluşmada sonra gençlerin soru ve taleplerini alan Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin KYK Yurtları’ndaki internet kotalarının kendilerine yetmediğini söylemesi üzerine Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasaploğlu’na seslenerek “Mehmet bey bu yanıt sana yakışır” göndermesinde bulundu.

Kasapoğlu, “Zaten Cumhurbaşkanımıza konuyu arz ettik. İnşallah önümüzdeki dönem itibariyle internet kotasıyla ilgili arttırım yapıyoruz” cevabını verdi. Erdoğan da “Evelallah, inşallah en hoş şekliyle internette öğrencilerimizi rahatlatacağız, bugüne dek olduğu gibi” ifadelerini kullandı.

“İSTANBUL’DA NE VARSA BİZ YAPTIK”

Daha önce İstanbul’da yaşamış Rizeli bir öğrencinin İstanbul’daki son yaşanan karla çaba çalışmalarına yönelik “Şuan İstanbul’da olan nedir?” sorusuna Erdoğan “Yani İstanbul’da bizden sonrakilere kalan bir şey olmadı ancak ne yaptıysak biz yaptık. Olmayan bir şey vardı, Sarıyer Kahramanı’nda balık Yemek. Çünkü bizim böylece bir derdimiz yoktu. Bizim tek derdimiz İstanbul’un neresinde bir yetersiz var onları süratle gidermekti” diyerek kendisi ve ardından göreve gelen AK Partili İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanları’nın yaptığı hizmetleri anlattı.

“BUNLARIN BÖYLE BİR AŞKI VE HEYECANI DEĞIL”

İstanbul’da metrobüs hizmetinin kendileri ile başladığını vurgulayan Erdoğan, “Şuandaki yönetim bir metrobüs zeka yapmış yok. Halbuki metrobüs olayı zorlama bir şey değil. Onun için öbür bir hattı inşa ediyorsunuz, bu hatta da lastikli sistem getiriyorsunuz. Bu sistemde körük ve lastik var, bunlar var. Ya bunu bile yapmaktan bunlar aciz ve düşünün bizim yapmış olduğumuz tünelleri kapatıyor bunlar. Örneğin Sancaktepe’de tünel açıldı, baktık bu gitmiş tünelleri kapatıyor. Halbuki bu tüneller, metro Üsküdar’dan ta oraya değin insanları rahatlatacaktı. Buna bile fırsat vermediler. Bunların böyle bir aşkı ve heyecanı değil. Marmaray’ı bize zindan ettiler, bizi mahkemeler ile uğraştırdılar. Buna rağmen biz 5 yılda burayı bitirdik. üstelik otomobillerin geçişi ile ilgili diğer taraftan Avrasya’yı yapalım, üstelik Avrasya tünelini yaptık. dahası İstanbul’da iki altın bilezik biri şehitler köprüsü biri Fatih Sultan Mehmet. üstelik üçüncü Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü yaptık. Bu bile bu CHP’lileri rahatsız etti. ‘Adını niye Yavuz Sultan Selim koydunuz?’ (Karadeniz şivesi ile) Ula Fatih Sultan Mehmed’un adının olduğu yere Yavuz Sultan Selim yakışmaz mı?” diye konuştu.

“İŞLETENLER ARTINCA TELEFON NUMARAMI DEĞİŞTİRİYORUM”

Rizeli bir öğrencinin Cumhurbaşkanı Erdoğan’a şuana değin cep telefonu numarasını değiştirip değiştirmediği ile ilgili soru üzerine Erdoğan “İşletenlerin sayısı arttığı vakit numarayı mecburen değiştiriyoruz. Bundan Böyle bakıyor ancak bu iş aldı başını gidiyor, anında özel kalemin ‘Başkanım bunları değiştirmemiz lüzumlu’ diyor. Çünkü telefonlar elden ele dolaştığı gibi birde maalesef işletenlerin sayısı arttıkça bizde ast başkalaştırmak durumunda kalıyoruz. bunun dışında hamdolsun tüm telefon diplomasisini fazla itinalı fazla alıngan kullanmaya çaba ediyoruz” dedi.

ERDOĞAN’IN ADAŞI İLE GÜLÜMSETEN DİYALOĞU

Samsunlu olduğunu söyleyen Recep Tayyip Erdoğan isimli Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Siyaset ve Ulus Yönetimi Bölümü öğrencisinin Cumhurbaşkanı Erdoğan ile olan diyaloğu gülümseten anlara neden oldu.

Babasının da adının Ahmet olduğunu söylemesi üzerine Erdoğan, adaşına annesinin ismini sordu. Nebahat cevabını alması üzerine “Baba adı Ahmet. Uşağın adı Recep Tayyip soyadı Erdoğan. Annenin adı Nebahat orada ayrıldık” demesi gülüşmelere niçin oldu.

“DAIMA DOST KAZANMANIN GAYRETİ İÇERİSİNDE OLDUK”

Adaşının “Biliyorsunuz şuanda dünyanın gündemi Rusya ve Ukrayna krizi ile alakalı. Böyle kayda değer bir meselede Türkiye gerçekte öncü bir devlet gibi her iki devlet arasındaki barış diyalogunu yürütüyor. Bunda kayda değer olanın lider diplomasınınız olduğunu düşünüyorum. Hatta sizin davetiniz ile birlikte Putin’de yakında ülkemize gelecek. Biz genç kardeşlerinizi sizin dış politika stratejinizi anlatır mısınız?” sorusu üzerine Erdoğan, şunları söyledi:

“Dış politika noktasında özellikle bizim hedefimiz daha fazla düşman üretmek yok dost . Bugüne dek da biz lüzum yakın komşular olarak Rusya ile lüzum Ukrayna ile bağlı öteki tarafta doğuda İran olsun bunun yanına bilhassa Avrupa ülkeleri ile münasebetlerde olsun hep arkadaş kazanmanın gayreti içerisinde olduk. Yan Rusya ile münasebetler tarihinden bu yanlamasına bizim bu dönemimizdeki değin gerçekten bir dostluk içerisinde yürümedi. Fazla daha da önemlisi ticaret hacmi itibariyle de çok ciddi bir ticaret hacmine bu dönemde ulaştık. Bunların içerisinde stratejik ürünlerde bizim Rusya ile münasebetlerimiz iyi bir konuma geldi. Bunların en manâlı doğalgaz konusunda şuanda doğalgazla olan ilişkimiz çok çok ileride derecede. Hele yeni attığımız bir adım biliyorsunuz Rusya ile nükleer enerji. Akkuyu Nükleer Enerji Santrali yapılıyor. Bu da Allah nasip ederse önümüzdeki yıl içerisinde ola ki bu yıla da yetiştirebilirler. 2023’de bu nükleer enerji santralini inşallah yapıp oradan üretime geçilecek. Biz kendileri ile bu vesileyle ikinci bir adımı daha attık. O görüşmeleri yaptık. O da ikinci bir santrale girer miyiz diye. Bunları sayın Putin ile konuştuk. Bu konuda da bunun üstünde çalışalım ola ki ikinci bir nükleer enerji santralini tekrar Rusya ile yapma durumumuz da laf konusu. Bu bir kere bizi nükleer enerji bunun yanında doğalgaz bunlar birbirimize bağlama noktasında fazla önemli. Dış siyasetin bana göre en önemli ayağı da bu.”

“AMERİKA İLE BİZ ZIT YÜZ EDINMEK İSTEMİYORUZ ÇÜNKÜ BİRÇOK ALANDA KENDİLERİ İLE ATTIĞIMIZ ADIMLAR VAR”

Açıklamalarının devamında S-400 konusuna da değinen Erdoğan, “Dahası bizim bu S-400 konusu Türkiye ve Rusya arasındaki fazla kayda değer bir adım. S-400 fazla manâlı bir savunma sistemi. S-400’leri aldığımız andan itibaren zaten bunu biliyorsunuz milletlerarası camia ciddi manada rahatsız oldu. Ilk Kez Amerika ‘işte almayın, biz size şöyle yaparız, böyle yaparız” dediler. Biz de kusura bakmayın bu karar bizim kararımızdır ve biz bu kararımızı verdik. Rusya ile anlaştık ve NATO noktasında da bu iş herhangi bir olumsuzluk meydana getirmiyor. Çünkü NATO ülkelerinin her biri silahlanmada silahlarını kendi kararını belirlemek suretiyle alır ve bizde bu kararımızı verdik. Bu şekilde aldık. Yan Amerika olarak siz bize maalesef parasını verdiğimiz halde vermediğiniz ürünler var bunların içinde en önemlisi de F-35. F-35 ile ilgili biz Amerika’ya 1 milyar 450 milyon dolar ödeme yaptık. Fakat bize vermeleri gereken F-35’leri vermediler. Hala oyalıyorlar. Şuanda kendileri Savunma Bakanlığımız bazı görüşmeler yerine getirmek suretiyle bu problemi çözelim diyoruz. Çünkü Amerika ile biz zit yüz edinmek istemiyoruz. Çünkü çoğu alanda kendileri ile attığımız adımlar var. Bununla ilgili Savunma Bakanlığımız muhatabı ile bu çalışmayı sürdürüyor. Gerekli F-16’ların modernizasyonu ya da yeni bir takım F-16’lar bize tahsis etmek suretiyle bunu da çözmenin gayreti içerisinde olacağız. Bağlı bu vesileyle Şubat’ın 3 veya 4’ünde bir Ukrayna ziyaretim olacak. Ukrayna ile yüksek düzeyde stratejik konsey toplantısı için inşallah günübirlik bir Ukrayna’ya gideceğiz. Ardındaki da sayın Putin’in bize bir ziyareti olacak. Bizim bağlı bütün derdimiz Ukrayna ile Rusya arasındaki bu sıkıntının giderilmesi. Bu konuda sürekli konuşulan savaş filan biz Rusya ve Ukrayna arasında böyle bir savaşın olmasını asla istek etmiyoruz. Bu bölge için hayra alamet bir gelişme değildir. Bir NATO ülkesi olarak ta böyle bir şeyi istemiyoruz, kabullenmiyoruz. NATO Genel Sekreteri Stoltenberg o da zaten açıklamaları ile bizimde önümüzü açmış oluyor. Beklentim odur ama inşallah bunu da barıştırma ile çözmüş oluruz” ifadelerini kullandı.

Verdiği cevabın peşinde Erdoğan, adaşı göre birlikte 2002 yılında çekildiği fotoğrafın kendisine gösterilmesi üstüne “4 yaşındaki iken babasının kucağından gelmiş benim kucağıma. Aferin hatıralara iyi sahip çıkıyorsun” diyerek gence teşekkür etti.

İSTANBUL’DA YAŞANAN KAR FIRTINASI

Bir kız öğrencinin “Kar fırtınasının yaşandığı gün balıkçıya dışarı giden AK Partili bir belediye başkanı olsaydı tepkiniz ne olurdu?” sorusu üzerine Erdoğan “Şunu çok dar gönül huzuru ile söyleyebilirim. Bizim bu görevlere getirdiğimiz arkadaşlar böyle bir zamanda kalkıp da bir balıkçı restoranda gidip orada kafayı bulmaz. Zaten biz arkadaşlarımızı seçerken, bu nesil görevlere getirirken buralarda seçiciyiz. Onun derdi ne olacak yalnızca hizmet olacak. Çünkü tekrar tekrar konuşmalarımızda benim söylediğim bir şey var. Biz bu milleti efendi olmaya yok hizmetkar olmaya geldik diyoruz. Bırakın yalnızca karı, karın açık havada da meydanda değil. Zelzele oluyor depremde neredeyiz arazideyiz. Bingöl depremi oldu gece yarısı arkadaşlarımla beraber Bingöl’deydik. Simav depremi oldu aynı şekilde. Van’da tüm oradaki yıkımlar bitene değin ilgili arkadaşlarım bakanlarımızla beraber Van’daydık. Bunlar bakıyorsun afetler oldu, bunlar meydanda yok. İstanbul’u su baskını bastı beyefendi Bodrum’da. Bunlarda yaşam böyle devam ediyor. Burada neyi anlatacaksın. Fakat Genel Başkanın bunlara yönelik en ufak bir operasyonu değil. Bizim bir kere bu cins insanlarla yürümeyiz. Gereği neyse onu yaparız. Bunlarla ilgili konuşmak bile bize zül geliyor. Ama artık diyoruz oysa ya dayanma inşallah 2023, 2024’de benim milletim gereğini yapar diyoruz” cevabını verdi.

ERDOĞAN “KESİŞME; İYİ Kİ VARSIN EREN” FİLMİNİN MÜZİĞİNİ SESLENDİREN LİSE ÖĞRENCİSİNİ CANLI DİNLEDİ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Kesişme; İyi oysa varsın Eren” filmi ile ilgili Akçaabat Hoş Sanatlar Lisesi Müzik Bölümü öğrencisi Ceren Ece Kimsesiz’ün kendisine yönelttiği “Nasıl buldunuz?” sorusu üstüne “Şehadetin gerçekleştiği süre evine geldik. Ziyarette bulunduk. Emrindeki lüzum bütün kardeşleri gerek annesi onların o tablosunu izlediğimizde doğrusu o duyguyu yaşamamak muhtemel değildi. Ama bu filmde gerçekten arkadaşlar hoş hazırlamışlar. İyi bir emek. TRT ile bu işi yaptıkları özellikle de Ferhat Gedik teğmenle beraber Eren rolünü paylaşan yavrumuz bu eseri iyi canlandırdılar. Ferhat Gedik teğmen iyi bir seçim olmuş” ifadelerini kullandı.

Soruyu soran lise öğrencisi Ceren Ece Kimsesiz, filmin müziğini kendisinin seslendirdiğini söylemesi üzerine Erdoğan, şarkıyı söylemesini istedi. Liseli öğrenci kız filmin müziği olan ve yöredeki kadınları imece usulü çalışırken seslendirdikleri “He Yamo” türküsünü seslendirdi.

ERDOĞAN’DAN ÖĞRENCİLERE NAR VE PORTAKAL KARIŞIMI TAVSİYESİ

Erdoğan, son olarak “Koliva” isimli müzik grubu üyeleri ile sohbet ederek şarkılarını dinledi. Erdoğan, söylenen şarkılarda geçen nar ile ilgili olarak ise öğrencilere “Ben size bir tavsiyede bulunayım. Şu mevsimde nar ile portakalı miks ederek içmenizde fayda var. Biliyorsunuz nar antioksidandır, portakal en ince ayrıntısına kadar C vitaminidir” bilgisini paylaştı.

Yorum yapın