Gaffar Okkan’sız 21 yıl

Ödev için gittiği bir kentin ağabeyi, kardeşi, babası olmuştu kısa sürede. Ne güler yüzünü, ne de muhabbetini esirgerdi memleketi gibi sahiplendiği Diyarbakırlılardan.

Kadının da yanındaydı, yaşlının da, öğrencinin de. Ta oysa alçak bir pusuya düşürülene dek.

30 Eylül 1952’de Sakarya Hendek’te doğdu Ali Gaffar Okkan. İlköğretim eğitiminin ardındaki büyük ilgi duyguğu polisliği olabilmek için polis kolejine girdi. Ardındaki polis akademisi geldi. Mezun olduğu 1973 yılında ise İzmir İl Emniyet Müdürlüğüne komiser yardımcısı olarak atandı. Araya diğer taraftan siyasal bilgiler fakültesi millet yönetimi lisansı da ekledi.

Kentte birçok birimde tayin yaparak komiserliğe yükselen Okkan, 1983’te Şanlıurfa İl Güvenlik Müdürlüğü’ne atandı. 2 yıl sonradan da şube müdürlüğüne terfi etti. Çabuk yükselen kariyerinde Eskişehir ve Kars’ta da devir yaptı. 18 Kasım 1997’de ise PKK ve Hizbullah terörü ile mücadele edilen Diyarbakır’da İl Güvenlik Müdürü olarak göreve başladı. Burası Okkan’ın atama hayatında fazla kayda değer bir yer edinecekti.

Okkan, ayrıca kentte hem de güvenlik teşkilatında birincil sayılabilecek birçok adım atmıştı kısa sürede. O güne dek kentte etkin göreve katılamayan kadın polisler Diyarbakır’da başta onun emriyle trafiği yönetti. İki küçük araba bölge, Okkan, mavi beyaz renklere boyattığı otomobillerde 2’şer bayan polis görevlendirdi. Bir araba kayıp çocukları toplayıp ailelerine teslim ederken diğeri ise yürümekte zorlanan yaşlıları gidecekleri yerlere taşıdı.

Okkan da Diyarbakırlılarla iç içeydi. Dertlerini dinlemekle kalmıyor, irtibat kurabilmek için telefon numarasını bile tereddütsüz veriyordu. Sokakta çalışan çocukları eğitime, spora yönlendirdi. Hatta Diyarbakırspor’un Süper Lig’e yükselmesi için mücadele verdi. Dönemin yönetimi de onu onursal başkan duyuru etti.

Fakat diğer yanlamasına yoğun bir şekilde terörle mücadelesi de sürüyordu. Türkiye’de faaliyet bildiren Hizbullah’ın kurucusu Hüseyin Velioğlu’nun İstanbul’da villasına yapılan baskında büyük rolü vardı. PKK ile de çaba ediyordu. Kentte teröristlere göz açtırmıyordu. Huzurun sembolü olmuştu.

24 Ocak 2001’de, güvenlik binasından çıkmış, valilik binasına ilerliyordu. Saat 17.40 sularında Sezai Karakoç Bulvarı’nda kurulan pusuda, 49 yaşında şehit oldu. Beraberindeki polisler Mehmet Kamalı, Sabri Kün, Mehmet Sepetçi, Atilla Durmuş ve Selahattin Baysoy da hain saldırıda şehit düştü.

Evli ve iki çocuk babası olan Okkan, Yaptıklarıyla ayrıca Diyarbakırlıların keza de bütün memleketin sevgi ve saygısını kazandı. Şehadetinin ardındaki adı yeni doğan çocuklara verilerek ölümsüzleşti.

Okkan, şehadetinin sene dönümlerinde ayrıca Sakarya’daki kabri başında ayrıca de şehit düştüğü Diyarbakır’de özlemle anılıyor.

Yorum yapın