AK Parti’den tepki: İBB büyük bir yönetim zafiyeti ortaya çıkardı

İSTANBUL’DA KARLA UĞRAŞ

Doğrusunu bildirmek icabında, siyasi hayatımıza olumsuz olarak geçecek bir dönem yaşanıyor. Facia dönemleri olağanüstü koordinasyon gereken dönemler. Bu dönemlerde aksaklıklar yaşanabilir. Ne dek enerjik tedbir alırsanız alın istediğiniz anda bunu muhakkak bir sonuca ulaştıramamanız laf konusu olabilir.

Türkiye’nin afetle uğraş kapasitesi, belediyenin deneyimleri bakımından bir ölçü ortaya konulduğunda gereken tedbirleri alıp almadığınız ortaya çıkar.

İstanbul’da pazartesi gecesi yoğun karla birlikte yaşanan kar esareti Hadımköy’de bugün de devam etti. Yoğun karla yollar kapandı, çok sayıda birey mahsur kaldı, İstanbul’un otoyolları neredeyse dev bir otoparka döndü. Saatlerce yollarda mahsur kalan halk müziği çareyi arabalarını yola bırakıp yürümekte buldu. Hadımköy’deki son durumu CNN TÜRK muhabiri Burçak Bozkuş anlattı. İstanbul Valisi Yerlikaya, “Hadımköy Gişeler ve Arnavutköy arasında park edilmiş kamyon, TIR ve özel araçların sahipleri göre derhal çekilmesi gerekmektedir” mesajını paylaştı

‘iBB BÜYÜK BiR IDARE ZAAFiYETi ORTAYA ÇIKARDI’

Bütün bunlar olurken İstanbul Belediyesi’nin hiçbir şekilde bir hazırlığının olmadığının, koordinasyon içerisinde davranmadığının, büyük bir idare zaafı ortaya çıkardığı görüldü.

Tüm bunların sebebi nedir diye kamuoyuna Tanımlama yerine getirmek yerine suçlayıcı, yönetim felaketinin üstünü örtmeye çalışan bir girişim var.

Pazartesi gününden beri etkisini sürdüren kar yağışı İstanbul’da geçmiş zamanlarda da yoğun şekilde yaşandı.

17 Ocak günü Meteoroloji karşılaşılacak tabloları bir dikkat niteliğinde herkesle paylaştı. Bu AKOM kadar da paylaşıldı. İBB herkesi tedbire çağırırken, bir tek kendisi tedbir almamış.

Binlerce vatandaşımızın yolda kaldığı, herkesin biçare olduğu bir tablo belediye yönetiminin yükümlülük alanı içinde oldu.
İstanbul’da yüzbinlerce insan mahsur kalırken toplu taşıma araçlarına zincir takılmadığı görüldü.

‘İMAMOĞLU BALIKÇIDAYDI’ POLEMİĞİ

Kar temizleme araçlarının zincirsiz şekilde nasıl savrulduğu, bu araçların herhangi bir şekilde zincir takılamadığı için kendisinin kriz haline geldiği görüldü. Bir tanesinin Belediye başkanının bir restoranda Yemek yemesine eşlik ediyor, oradaki yolu başlatmak için seferber ediliyor.

İlk andan itibaren bu idare zaafını kimin üstüne nasıl yıkarız gibisinden bir kampanyayla karşı karşıya kaldık. Belediye yetkilisinin yurtdışında olduğu görülüyor. Olan bitene tepki gösteren vatandaşlara trol denerek bir kampanya yürütülüyor.
CHP yönetiminin yapması gereken olaya el koymaktı. CHP yönetiminin belediye başkanlarının nerede olduğundan, belediyenin hangi tedbirleri aldığından haberi yok. 2017’de daha yoğun kar yağışı ile karşılaşıldı. O zamanki tedbirler ile şimdikine bakıyorsunuz, sanırsınız belediyenin kurumsal hafızası ortadan kaldırılmış.

Bu sefer yağan kar 80-85 cm. 2017’de 136 bin ton tuz, 539 ton solüsyon kullanılmış. Bugün açıklanan rakamlara tarafından 55 bin ton tuzlu dökülerek kriz aleyhinde açık bir zaafiyet ortaya konmuş. Aralıksız kul hakkı, sürücü ehliyeti diyorlar. Koskoca belediyenin bu ayla nasıl getirildiğini iyi değer biçmek gerekir. Ayrıntılarıyla suçlama ile yönetilen, aldırışsız saldırılarla yönetilen bir tablo…

“ÖZÜR DİLEYENLER OLDU, AYNI PİŞKİNLİĞİ SÜRDÜRENLER OLDU”

Bundan önceki krizlere müdahale açısından baktığınızda Meteoroloji’den uyarıyı aldığında hangi caddelerin, başlıca arterlerin tutulacağını tespit ederek bunlara karşın önlem alır. Krize dönük yol haritasından uzakta tablo var.

Bir koordinasyonun olmadığı gözüküyor. Tekrar bu cins krizlerde kilit noktalara mobil araçlar, büfeler yerleştirilir. Çekiciler konulur. Krize müdahale etmesi gereken araçların en büyük kriz sebebi olduğu tablo ortaya çıktı. Yüzbinlerce İstanbullu sokaklarda acınacak halde olmuşken bir belediye başkanının saatlerini restoranda geçirmesi kriz yönetimi kadar güçsüzlük oluşturur. Siyasi tartışmanın sebebi olur. Yapılacak olan içten sürükleyici bir bilgilendirmedir. Bu bilgilendirmeyi yapacak olan personelinizin yurtdışında olması, bu bilgilendirmeyi yurtdışından yapacaksınız. Ayrıca de buna tepki gösterenleri trol diye suçlayacaksınız. Saatlerce yorumlama yapmıyor, daha sonra bu görüntüler ortaya çıkıyor. Sonradan bir seferberlik halinde bu görüntüler eskiydi diyorlar. Tepki gösterenleri ağır bir şekilde suçluyorlar. Tepki gösterenlerin ‘bu içten değil, kriz merkezinde olmalı’ diyen kişileri suçluyorlar. Bu kişilerin söylediği içten çıktı. CHP cephesinde seferberlik halinde tweet’lerin silinmesi, oldu. Özür dileyenler oldu, aynı pişkinliği sürdürenler oldu.

Böyle bir kriz zamanında kendi parti içi iletişimini bile koordine edemeyen bir parti laf konusu. İlk andan itibaren deneyime sahip AK Partili ilçe belediyeleri derhal krize müdahale yöntemlerini sosyal medyadan paylaştılar. Evde kalmış vatandaşlarımıza sıcak çorba, nehir ikram olabilmek için belediye binalarını açtılar, koordinatlarını verdiler. 24 saat uyumaksızın bu krizin yönetiminde aktif rol aldılar.

“İBB’NİN MÜDAHALE PLANI YOK… SUÇLAMA KAMPANYASINA DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR”

Cumhurbaşkanımız olayın ilk anından itibaren İçişleri ve Ulaştırma bakanımızı İstanbul’a yolladı. Tekrar diğer bir yalan söyleniyor. Belediyenin sorumluluk sahasındaki alanlar kilitlenmişken Ulaştırma Bakanlığı’nın ve öteki unsurların kendi faaliyet alanındaki arterlerin açılmadığına dair şeyler söyleniyor. Ast ama bu afette tıkanmalar oldu. Önemli olan açık şekilde bilgilendirilmesidir. İstanbul çevresinde Bakanlığımıza tabi 867 km’lik yol ağı vardı, 23 km’si kapanmıştı, 18 saat içinde açıldı. Afetlerde belediyelerin de elinden gelen bütün imkanları kullansa da günlerce açamadığı yerler olur, bu afetin boyutuna kadar değişebilir. Manâlı olan burada kriz yönetiminiz var mı? Sıkıntıya düşecek vatandaşlara sahip çıkmak için yol ve eylem planınız var mıdır? Hem İBB’nin müdahale planı yok, çıkarsınız şu zaaflar yaşandı dersiniz, onun yerine itham kampanyasına dönüştürülüyor. CHP Genel Merkezi’nin seferberliği ile oluyor. Krizin ortasında restoranda saatlerini harcıyor muydu belediye başkanı, kimse bunu bilmiyor.

Geçmişte İstanbul’da yaşanan krizlerde Türkiye’yi dış dünyaya küçük düşürmek için kampanya başlatanlar vardı. Hepsi yok oldu. Krizi yönetmekle görevliyken en kıymetli dakikaların olduğu dönemde böylesi bir idare boşluğunun olmasıdır. Belediye otobüslerine zincir takmamaktan tutun da kar arıtma makinelerine zincir takmamaya, kar temizleme makinelerinden bir tanesini restoranda yemek yemek yediğiniz zaman baştan başa nöbet tutması, kişisel faaliyete hizmet ettirmenize yönelik aksilik.

“BEN TEPKİLERİ ÖNEMSEMİYORUM ARAMAK DE SORUMSUZLUKTUR”

En manâlı konulardan biri CHP yönetiminin biraz ciddi olmasıdır. Tablo ortaya çıktı, vatandaşlarımızı suçlamaya devam ettiler. ‘Siyasi tartışmayı bırakalım, İstanbullunun sorunu ile uğraşalım’ Evet. Sorunun çözülmesi için ilk andan itibaren tüm birimlerimiz sahada. Bir tek bir kurum yok, hazırlığını yapmamış. Topyekûn suçlama kampanyasına girince mesele siyasi kavga meselesi haline geliyor. Bu çirkin kampanyaya AK Parti Genel Merkezi’nden cevap vermek durumundayız. Kendi genel başkanından başkan yardımcısına dek hiç kimsenin belediye başkanının nerede olduğunu bilmemesi olayın vahametini gösteriyor. İstanbullu yalnız değildir.

Idare zaafı ortaya çıkınca ‘Ben tepkileri önemsemiyorum’ aramak de sorumsuzluktur. İnsanların evlerine içten kayan kar temizleme araçları bu zararı ortaya çıkarıyor. Her krizde değil olan bir tablo ile karşısında karşıyayız. 15 Temmuz’da genel başkanları, kriz döneminde belediye başkanları yok olur.

“NASIL BİR İSTANBUL BIRAKTINIZ, NASIL BİR İSTANBUL İLE KARŞI KARŞIYASINIZ?”

İBB Türkiye’nin en kıymetli kurumlarından biridir, büyük bir kurumsal hafızaya sahiptir. Bir sürü insan işten atıldı, yönetim düzeyinde de ehil kadrolar gitti. Şu andaki kadroların krize müdahalede acemi olduğunu gördük. Bir afeti bir günde durduramazsınız, ama ahali şuna bakarlar; Ciddi kriz yönetimi hazırlığınız var mı, bilgileri vatandaşla uygar ve akılcı bir dille paylaşıyor musunuz? Selde müdahale etmedin idare zaafı var, ‘siyasi rövanş’ derler. Seçimlerin üzerinden bu dek süre geçti, cümbür cemaat işini yapsın. Bırakın Cumhurbaşkanımızın belediye başkanlığından itibaren geliştirilen kapasite ortadan kalkmış gözüküyor. Bunu vatandaşa hasar veren tarafı olmasa dersiniz ama ‘ne halleri varsa görsünler’. Fakat pek olmuyor. Burası millet kurumu. Siyasi tartışmaların merkezinde olması doğaldır. 2017’de daha yoğun kar yağdığı halde daha fazla tuz ve solüsyon atılarak, mobil araçlarla çekicilerle evvelden yerleştirilmesiyle kriz başladığı andan itibaren müdahale edilerek en düşük zarar çıkacak şekilde kriz yönetme anlayışı söz konusudur.

Dün ‘belediye başkanının görüntüleri eskidir’ diye kampanya başlattılar, daha sonra da tweet silme kampanyası başlattılar. Hemen maalesef İBB partizanca beyin yıkama faaliyetine tutulmuş gibi krizler aleyhinde felç yaşamış duruma dönüşmüş durumda.

Belediye başkanı bunları koskocoman dünya diplomasisini etkileyen buluşmalar gibi sunuyor. AK Parti merkezini az kalsın her gün 5-10 büyükelçi kazanç ziyaret eder. Toplantıyı iptal ettiğinizde bunu anlayabilecek ırk fakat bu pek büyük mesele haline getiriliyor ancak… Önce işinizi yaparsınız. Son derece rutin şeyleri böyle mucizevi şeyler gibi sunup… Bir kriz zamanında böyle bir mülâkat yapılmaz, karşı tarafa bildirdiğinizde akılcı karşılanabilecek bir durumdur.

İMAMOĞLU’NUN AÇIKLAMALARI

(İmamoğlu’nun ‘görüntüler devlet imkanları kullanılarak servis edildi’ iddiası…) Kendi takibini kendisi yapar. Herkesin gittiği, İstanbul’da bilinen bir lokanta. Olasılıkla orada başkaları da var. İddia ettiği gibi midir, bir sürü insanın girip çıktığı bir yer.

Medeni ve akla yatkın paylaşımlar yapmak yerine İletişimden Sorumlu görevli vatandaşa saldırır. Kolay bir şey. Bu krize elinizdeki imkanlarla ne için müdahale edemediniz? Müdahale rakamlarınız neden aşağı durdu? Kriz yönetimi zaaflarını neyle izah ediyorsunuz?

Yorum yapın